lauantai 26. joulukuuta 2020

bıre baviya-bre pehn kardelen bilbizek,menekse

MENEKŞE şu iki kecitin (Bıre baviya-Bıre pehn) arasındaki vaz gecilmez nimetleri! ilk gözümü actığım zaman arkadaşlarla artık tarlaya gezmeye gidebileceğim yaşa geldiğimde herhalde ilk bıre pehne menekşe çiçeğini toplamaya gitiğimi düşünüyorum,çünkü rüya gibi aklıma geliyor.birden kendimizi bilal bulgan"lara ayıt olan köyden giderken köprünün soldaki tarlasında menekşe toplarken buluyorduk. Oraya nasil varırdık?koşarakmı yürüyerekmi.atlamı, eşeklemı?bilemiyorum. ama o menekşe çiçeyin kokusu hiç aklımdan cıkmıyor.o kadak güzel bir koku idi ki. HZ Muhammedin ter kokusudur diye inanIrdIk, şimdiki cocuklar inaniyorumki haala öyle zannediyorlar. Toplardık bir deste menekşe çiçegini getirirdik. eve gelene kadar, gören olduğu zaman inçeçik iki yaprakli bir çiçek verirdik. evin dolaplarina taştan olan raflara bırakırdık, civilere asardik,solardi biraz ama,soldukca kokusu dahada artardı KARDELEN (BILBIZ êK) Kardelen toplamaya gittigimizde'de yine aynı hevesle sanki eve nafaka getirmeye gidiyormuşuz gibi,giderdik Kardelenin kokusu menekşe kadar yoktu ama rengi ve cazibesi farkli idi.bulduğumuz zaman hemen bir kac deste yapardik. kecikardeleni derdik. bunlar yeşil mavi berak su rengindedirler koyunkardeleni ise daha kimetli idi.daha fazla acıkta calısız yerdlerde arasinda cikarlardi, bunlari toplamak icin kilometrelerce evden uzaklasip bazen aksama kadar arardik.halbuki eve gelene kadar kardelenlerde solardi. tabi eyer yolda acıkıpta hepsini yememiş isek, simdi kardelen aramaya gitigimiz yere karakol inşa etmişler. SALYANGOZ (ŞEYTANOK) Salyangozlar, tatlısularda, denizlerde ve bütün çevrede görülebilen hayvanlardır. Nemli yerlerde bulunurlar ve yağışın bol olduğu ve havanın tam soğumadığı sonbahar aylarında sürekli görülürler. Vücutlarında bol miktarda su bulunduğu için çok soğuk havalarda donarlar. Çok sıcak havalarda ise su kaybederek kuruyabilirler. Geçtikleri yerlerde iz bırakmalarını sağlayan parlak renkli sümüksü bir sıvı üretirler. Kabuklarıyla gövdelerinin arasındaki kurumuş sümüksü sıvı, vücutlarındaki nemi kaybetmemelerini sağlar. Kışın toprak altına ya da ağaç kovuklarına girerek etkinliklerini azaltırlar. Yazın çok sıcak olduğunda da benzer şeklide davranırlar. Çoğunlukla otçul olmakla beraber, etçil ya da omnivor olabilirler.Salyangozlar en çok yağmur yağdığında meydana gelirler.Ayrıca salyongozlar yenilebilir. Biz cocuklar yağmurun bereketinden faydalanıp yağmur yağdığında hemen saylangoz toplamaya giderdik tabiki (bıre pahn ve bıre baviya"ya) köyün bazı bakkaları tabiki bu sektörede el atarlardı nereye götürüp satıkların bilemiyorduk, kesinlikle bu saylangozların yenildiğini düşündüğümüzde'de tiksinirdik.tabiki simdi sık sık toptancıda marketlerde dolgulu ve anbalajlı kutularını buluruz satiklarimiz saylangozlar.bide burda rastladığım tum saylangozlarin sanki bıre baviyadan gelmişler diye düşünüyorum. sonra yok yaa bunlar belkide afrikadan gelmişler herhalde. ama en fazla toplayan kilo başına parasını alirdi.coğu zaman bir kilo toplamadan topladiklarımızıda geri tarlalara salardık.zararımız yediğimiz soğuk ve elbiselerimizin sırıl sıklam ıslandığı. olurdu. en zahmetlileride kavaklara 2metre yukarı tırmanmış olanlardı.hade indir indirebilirsen saylangozu. MANTAR (KUFKAREK) Bıre bavıya"ya mantar toplamaya giderdik tabiki son baharda bu yabani mantarların tadı bir başka olurdu. mantarlarda nerdeyse saylangozlar kadar gizli sakli yerlerdeydi bazen derenin su ile kara'nin arasındaki agacların kökünde yetişuyordu bunlara ulaşmak meseleydi. ee yılanı var yengeci va.r toprak kaymasi var.dalın kırılması var.bataklığı var. Dere diyorum o zaman bizim gözümüze nehir gibi geniş uzun gelirdi. derenin diyer tarafina gitmek icin bir suru yol kat ederdik.ya kavak agacindan yapilmis kucuk köpru olacakti,yada sir sira dizilmis buyuk taslar (delav)olacakti bizim yaştakiler düştümü kurtuluş yok.bizim icin dicle fırat"tan ne farkı varki? bulup getirdi isek.eyer öglen yemeğinden önce yani eve vardığımızda daha öğlen veya akşam yemeği yapılmamış ise gec kalmadı isek, ince dogrardık.ve topladıgımız mantarları temizleyip yıkadıktan sonra aynı şekilde ince ince dogranmış soğan, tuz, iyice pişirip sonra söförlerin iraktan getirdigi kacak cay! bide yeni tandırdan gelen sıcacık ekmek. CALICIRPI (HURIK) bosta gezmemek icin bize verilen görev,yada kendimizi caliskan göstermek icin Calicirpi (hurik)toplamaya giderdik bire baviya ya. en fazla toplayip"ta eve tasiyabilecegimiz bir sefer ates yakmak icin getirebilirdik.ama bize o kadar cok görunuyorduki sanki butun kis mevsimini bu deste ile idare edecegiz. murat bastas ile Barin emen teyze ogularim. her firsatta bana hatirlatiklari bemden kilo aldiklari komik enteresan bir calicirpi (hurik)seferimiz oldu.demeki bizim evde toplanmisiz gevezelik yapmis olmamiz gerekirki.ennem bizi evden salmak icin (huriklere)önderdi hemen indik birebaviya"ya neyseki destemizi (qefl) topladik bagladik eve dogru gelmeye basladik,eve gelene gadar hem murat ile barine havami atiyorum hemde eve varsamda enneme yengeme bagirsam kalkin bize yemek yapin diye.hurik lerimizi getirmisiz bize hemen kalkar kesin yumurta kizartirlar.bu vesileyle barin"i de bir seferligine öglen yemegine ikna etmis olurum cunku barini gercekten ikna etmek zordu,barinle öglen vakti geldimi bizim kusme saatimiz gelmis demekti. barini eve getirmeyi kesinlikle ikna edemezdeim,dedimya barinin evde garantide cayi ve yumurtasi vardi.baska bir eve gitse bize gelse kendi evindekini kacirmis olur. barin kendi evine gittigi zaman onun cayi ve yumurtasi garanti idi ama bizim öyle degildi yani evde ne varsa.ihtiraz etme gibi bir luksumuz yoktu. ihtiraz edecek cesaretimizde yoktu. ama busefer is cikarmisiz diye herhalde ennemden istedigimiz yemegi koparabilecemisiz havasina girdik, aslinda beni kiskitmislar gaza getirmislerdi zaten ikisi barin ile murat birlestimi beni oyuna getirirlerdi.bu seferde oyle olmus. neyse eve geldik yukumuzu bıraktık balkona, ve iceri girdim ben önde ikisi arkamda her ikisinin gözleri ikişer kamera oluvermiş yani hem resim ceker gibi ve kayıt yapar gibi.bende hem ikisine bakiyorum hemde gögsüm öyle kabarmuışki gögsümde ücümüzden önce iceri girdi.icerden annem ve yengem ayni anda bize sanki bi sey istiyecekmişiz gibi baktılar kafalarını eymişler keskin bakiyorlar.merakla teyzemiz ne diyecek acaba.teyzemin bu tavirini nezire karsi maazeme olarak kulana bilecekmiyiz?cok gulecekmiyiz? tamda istedikleri gibi oldu. mi go em bicine!! dayıkamın bi seutık tuj berexwe da me u go de baaaaaaazzzzzd!! tabiki elektrik carpar gibi neye ugradigimizia sasirdik ikisi gulmeye hazir olduklari gibi gulmeye basladilar bile.bende hizla disari kostum o getirdigim calilari göturdum 20 metre ileriye attım. annem cıktı arkamdan, gel! gel!. dedi şaka yaptım.

Ei kommentteja: